“Heroes” geçen sene başlayan ilk sezonuyla büyük ilgi görürken hem yeni yıldızlar yarattı, hem de rol arkadaşlarına kıyasla daha ünlü olan oyuncuların isimlerini gündeme taşıdı. Hatta dizinin oyuncu kadrosu Time dergisinin 2006 “Yılın İnsanı” sayısında “Önemli Kişiler” başlığı altında anıldı.
Dizinin başarısında büyük pay sahibi olmuş karakterler ve onları canlandıran oyuncular hakkında geçtiğimiz sezon boyunca epey bilgi sahibi olma fırsatı bulduk... Ama gelin onları bir de dizinin yaratıcısı ve yapımcısı Tim Kring’in ağzından dinleyelim. Yine “Heroes” yapımcısı olan, çizgi roman yazarı Jeph Loeb karakter adı veriyor, Tim Kring cevaplıyor:
HIRO
Masi (Oka), enerjik manga hayranını oynamak üzere seçilmişti. Beni hâlâ şaşırtan şey, “Geleceğin Hiro’su”nu, yani o sert tavırlı göz korkutucu savaşçıyı oynaması gerektiğinde tamamen başka bir karakterin içine girebilmiş olması. Böyle bir dizide bir yapımcı olarak “keşke olsa” diye dua ettiğiniz türden bir sürpriz bu.
CLAIRE
Hayden’ın (Panettiere) henüz 16 yaşındayken, 17 yaşına yeni girerken, insan deneyimine dair bu kadar farklı duyguları oynayabileceğini kim bilebilirdi ki? Birlikte çalıştığım en iyi oyunculardan biri.
KEMİK ÇERÇEVELİ GÖZLÜKLÜ ADAM
Jack Coleman, az önce Hayden’la ilgili söylediğim şeyin öbür yarısı sayılır. Pilot bölümde yarım düzine replikle işe başladı ve sonunda kendine özel bir bölüme (“Company Man” – 1. sezon, 17. bölüm) sahip olacak bir karakter inşa etti. Jack’in hem sevgi dolu bir baba, hem de leziz bir kötü adam oynama, üstelik her ikisinde de sahici görünme konusundaki müthiş yeteneği olmasa bu gerçekleşemezdi.
NATHAN PETRELLI
Adrian (Pasdar) çok güçlü bir oyuncu. Rolü aldıktan sonra bana geldi ve “Karakterimle her ne yapacaksanız, size sadece şunu söylemek istiyorum: En iyi olduğum roller, bir sırrımın olduğu rollerdir” dedi. Çok da haklı çıktı. Alt metni öyle iyi oynuyor ki… Bir sahnede iki yüzlü, başka bir sahnede samimi olabiliyor. Seyirciyi böyle diken üstünde tutmak kolay iş değil.
PETER PETRELLI
Ne diyebilirim ki? Milo’nun (Ventimiglia) sadece bir sezon zarfında güzel çocuktan gerçek bir başrol oyuncusuna dönüşümünü izlemek benim için büyük bir keyif oldu. Bu durum, onu gelecekte, beş yıl sonrasında bambaşka biri olarak bulduğumuz 20’nci bölüm gibi gelişmeler yazmamızı mümkün kıldı. O kısımlarda günlük çekim sonuçlarını izlerken pilot bölümden tanıdığımız hayalperest Peter’ın özünü alıp onu nasıl çok çatışma görmüş ve katılaşmış bir adama dönüştürdüğüne hayret ettim.
MOHINDER SURESH
Sendhil’den (Ramamurthy) söz edince aklıma gelen ilk şey, sesindeki zekâ ve güzellik. Diziye bir anlatıcı eklememizi sağlayan şey bu oldu. Ben Sendhil’le tanışana kadar böyle bir şey düşünmüyorduk. Onun karakteri, dizide açığa çıkmış olan gerçeklerin büyük kısmına hakim. Bir oyuncu için oynaması en zor şeylerden biri bu. Fakat Sendhil sanki size bir öykü anlatıyormuş gibi bir hava verebiliyor sesine. Ve açıklanacak çok şeyin olduğu bir dizi için çok kıymetli bir şey bu.
MATT PARKMAN
Greg Grunberg gerçek hayatta da kamera önünde olduğu kadar sempatik ve sahici biri. Onda ömrünüz boyunca tanıdığınıza yemin edebileceğiniz biri havası var. Ama aynı zamanda muazzam bir yetenek. Her zaman oynadığı şeyin içindeki insaniliği bulup çıkarıyor. Ayrıca bir kilometre öteden bir espriyi yakalayabiliyor. Bir sahne fazla melodrama kaydığında bunu içgüdüsel olarak anlıyor ve bir bakış ya da doğaçlama bir lafla yeni bir hava katıyor. Montaj odasında o çekimleri kullanabilmemiz çok iyi oluyor. Üstüne üstlük kendisi bu gezegendeki en iyi adam.
NIKI / JESSICA
Doğruya doğru, öykünün Niki / Jessica kısmı en karmaşık ve seyirci için kavraması en zor kısmıydı. Sonuçta iyi işlemesinin sebebi, Ali’nin (Larter) bu zor rolün içine girmeye kendini tamamen vermesiydi. Ona ne verdiysek hepsinin üstesinden başarıyla geldi. O iki karakter arasında gidip gelişini izlemek büyüleyiciydi. Bunu planı kesmenin yapaylığına gerek kalmadan, gözlerimizin önünde yapabilecek noktaya bile geldi. Korkusuz bir aktris o, mesleğinde gelişmek için daha çok çalışan kimse yoktur.
SYLAR
İşte size hakiki bir sürpriz. Zach Quinto o rol için çok cesur bir seçimdi. Dokuz bölüm boyunca canavar karakter olarak görünmez bir Sylar inşa ettikten sonra, karşınıza Zach’ı çıkarıyoruz, yani hiç de canavara benzemeyen birini. İnce, entelektüel görünüşlü ve hassas biri. Fakat bir oyuncu olarak gücü, onu müthiş korkutucu hâle getiriyor. Ayrıca Zach hakiki bir karakter oyuncusu. Başka karakterlerin içine girmeye bayılıyor. Bu da bizim onun Zane Taylor hâline geldiği kısım gibi gelişmeler yazmamızı mümkün kıldı: Zane Taylor, Sylar değilmiş gibi yapıyor; Sylar ise Gabriel Gray değilmiş gibi.